hızlı okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hızlı okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2007 Salı

CDRom Data Hızlı Okuma Teknikleri



CDRom Data tarafından hazırlanmış Hızlı Okuma Tekniklerinin ve Testlerinin olduğu eğitim CD sidir.


2 Nisan 2007 Pazartesi

Hızlı Okuma

HIZLI OKUMA
BELLEME ÇERÇEVESİ

Tanımı: Belleme okuma esnasında edinilen bilginin istenildiğinde çağrılabilecek şekilde
hafızaya yerleştirilmesi sürecidir. Genel Hafıza konusu son bölümde daha ayrıntılı olarak
ele alınacaktır.
Bu güne kadar yüzlerce kitap okuduğumuzu biliyoruz. Eğer bu kitapların içeriklerini
hafızamızda tutabilseydik şimdi profesyonel bilgi uzmanları olurduk. Oysa belki de
yüzlerce kitap okuduk ve metinleri okurken kavramıştık, öğrendiğimizi sanmıştık. Hala
kitap okumaya devam ediyoruz. Ama kitap okuduktan 48 saat sonra hafızamızı
yokladığımızda kitaptan aldığımız bilginin en az % 80’inin kaybolduğunu görüyoruz.
Neden?

Turk Dil Kurumu - Imla Kılavuzu

SUNUS
Harf sistemini kullanan yazılarda üç türlü imlâ düzeni vardır: 1. Sese (söyleyise) baglı imlâ düzeni,
2. Kökene baglı imlâ düzeni,
3. Gelenege baglı imlâ düzeni.
Alfabe sistemi yüzyıllardan beri degismemis olan dillerde genellikle gelenege baglı imlâ düzeni hâkimdir.
Böyle dillerdeki imlâ düzeni, baslangıçta sese ve kökene baglı olsa da zaman içinde söyleyiste meydana gelen
degismeler imlâya yansıtılmadıgı için imlâ, söyleyis veya kökene baglı olmaktan çıkar ve geleneklesmis olur.
Yeni alfabelerin uygulandıgı dillerde ise söyleyise baglı bir imlâ düzeni benimsenebilir. Ancak diller sürekli
bir degisim içinde oldugu, dolayısıyla söyleyis de sürekli olarak degistigi için bu tür imlâ düzenlerinde de
zamanla geleneklesmeler baslar.
Bilindigi gibi Türk alfabesi de 1928'de kabul ettigimiz yeni bir alfabedir. Tabiî olarak yeni alfabemizde
söyleyis esas alınmıs ve söyleyise baglı bir imlâ düzeni öngörülmüstür. Bu bakımdan yeni Türk alfabesi
dünyada örnek gösterilecek alfabelerden biridir. Ancak asagıda belirtecegimiz bazı sebepler yüzünden
imlâmız bir türlü yerine oturamamıs ve birtakım sıkıntılarla karsı karsıya kalınmıstır. Bu sebepler sunlardır: