roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2007 Salı

Oktay Sinanoğlu - Bye Bye Türkçe





Atilla İlhan: "ABD Bilim ve Sanat Akademisi'nin ilk ve tek Türk üyesi; iki kere Nobel adayı... Kim bu adam? Kim bu çetin Türkçe öğretim savaşçısı? Onu niye hepimiz yeterince tanımıyoruz? Sinanoğlu, ABD nam ülkede çok genç yaşında profesör olmuş bir harika çocuk; ülkesindeki "Amerikan Rüyası"nın yanlış yaygınlığından, Türkçe'nin itilip kakılarak, herhangi bir sömürgedeki "yerli dili" muamelesi görmesinden son derece rahatsız." (Cumhuriyet, 24.05.2000)

Yalçın Pekşen: Akıl, zeka ve en sonunda deha: Oktay Sinanoğlu... Time mecmuası "mucize profesör" diye yazdı... Newsweek, New York Times, oradan Avrupa dergileri; Der Spiegel, vs. kıyamet koptu sizin anlayacağınız... ABD gazeteleri kısa bir süre önce birnci sayfalarından Sinanoğlu'nun bu yıl kimya dalında Nobel'e aday olduğunu yazdılar. (Cumhuriyet, 09.01.1987)

Aktüel: 26 yaşında profesörlüğe hak kazanıp "Time" gibi dergilerde dünya basınında yer aldı. "Batı'da yetişen son üç yüzyıl içindeki en genç profesör" ünvanını aldı. ABD Yale Üniversitesi'nde iki kürsüde birden hoca... Canlılara biyolojik kimliğini veren DNA'ların şifresini çözerek, bilmediğimiz türden canlılar yaratmanın teorisini kurdu. Kuramları kimya ders kitaplarında onun adıyla anılıyor. İki kez Nobel kimya ödülüne de aday gösterildi. Sinanoğlu şimdi de Türkçe öğretim misyoneri... (1995)

Tempo: Sinanoğlu dünyanın el üstünde tuttuğu bir bilim adamı. Bilim dünyasına kazandırdığı kuramları, teorileri var. Ayrıca Türkçe ile çok ilgili ve bilim için en uygun dil Türkçe diyor. (1997)

Aydınlık: Batıda 26 yaşında Profesör olmuş, bu özelliği ile dünya rekorunu elinde tutan Prof. Dr. Sinanoğlu Dünya bilim çevrelerinde Nobel'e en yakın temel bilimci olarak biliniyor. Sinanoğlu: "ABD'de Yale Üniversitesi'nde bir takım binalar var, eski Mısır anıtları gibi, ama içini görene daha rastlamadık. Bunlar gizli cemiyetmiş. En meşhurunun adı: "Skull and Bones", yani "Kurukafa ve Kemikler".. üye olan öğrencilere, en azından yılda 100 bin dolarlık bir iş garanti ediyorlar; bunlar devletin en önemli mevkilerinde, sanayinin tepelerinde yer alıyorlar. İfşaa ediyorum; ABD'de sistem bu." diyor... (13 Haziran 1995)
(Arka Kapak)

17 Mayıs 2007 Perşembe

Ahmet Altan - İsyan Günlerinde Aşk


Yakın tarihimize damgasını vuran 31 Mart Vakası'nın çevresinde gelişen İsyan Günlerinde Aşk, insanın en derinlerinde saklı olan duyguları bile şaşırtıcı bir aydınlıkla gösteren bir roman. İnsanları ustalıkla anlatırken tarihin de onlar gibi sırları, yalanları, ihanetleri, asla açığa çıkarmaya yanaşmadığı karanlık yanları olduğunu hatırlatıyor. İsyan Günlerinde Aşk, bütün bir yüzyılı sarsan bir ayaklanmanın içinde yaşayanların aşkları, tutkuları, acılarıyla dokunmuş. Bu kitabı okuduktan sonra bir daha unutamayacaksınız.Aşkı ve insanı pek az yazar onun gibi anlatabildi...



8 Mayıs 2007 Salı

Ahmet Altan - Aldatmak


Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hatta belki de daha çok, bundan sonra neleri nasıl yaşayacağına dair içindeki merak, kaçmasına izin vermiyordu.’Bu kitabı okuduktan sonra hayatınıza ve ilişkilerinize bir kez daha bakacak, hepsinin size şimdi çok daha değişik göründüğünü şaşırarak fark edeceksiniz.Aşkı ve insanı pek az yazar onun gibi anlatabildi

6 Mayıs 2007 Pazar

Yaşar Kemal - Binboğalar Efsanesi


Yaşar Kemal bir kültürün nasıl bittiğini Binboğalar Efsanesi ile sarsıcı bir biçimde betimledi."
-Allan Sandström-
"Bendini aşan ve taşan bir nehir gibi coşkun bir anlatı..."
-Joel Ohlsson-
"Anadolu gerçeğini çok iyi bilen bir usta işi anlatımı."
-Tomas Polvall-
Anadolu'da göçebeliğin bitişini anlatan Binboğalar Efsanesi ilk olarak 1971'de yayımlandı. Yüzyıllarca toprağa yerleşmemek için direnen, ferman dinlemeyen, başkaldıran, kan döken yörüklerin değişen toplumsal koşulları karşısında bu kez de bir yere yerleşebilmek için sürdürdükleri savaşımı konu eden bu romanı Gerard Gelas tiyatroya uyarladı.
(Arka Kapak)

Küçük Şeyler - Prof. Dr. Üstün Dökmen


Bir süredir televizyonda devam eden Küçük Şeyler adlı program bu kitabın oluşumuna ilham verdi. Üstün Dökmen Küçük Şeyler kitabında temel konulara, özellikle toplumun ihtiyacı olduğunu düşündüğü ve seminerlerinde izleyenlerin etkilendiklerini gözlemlediği konulara değiniyor. Programda ele alınan bazı konuların genişletilmesi ve yeni konuların eklenmesiyle oluşan kitabın çerçevesi insan ilişkileri, iletişim hataları, yaşama sevinci, çocuklarla iletişim, eşlerle iletişim, rollerimiz, kadın-erkek eşitliği... Küçük Şeyler, etrafımızdaki pozitif şeyleri görüp hayatımızdaki zorlukları, tuzakları yok saymayan, aksine tüm detaylarıyla -Küçük Şeyler’le- bir kez daha gözler önüne seren, verdiği ipuçlarıyla yaklaşım ve davranışlarımıza ışık tutan bir eser.

Melissa P - Yatmadan Once 100 Firça Darbesi



Çevremizde sayısız kapı var, her biri farklı mekana açılan. Bazılarını görüyoruz, her gün geçiyor, istediğimiz yerlere ulaşıyoruz. Fakat göremediklerimiz? Ziyaretçiler, bizim göremediğimiz o kapıların birinden geçen ve bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlayan bir adamın hikayesi. Tarih boyunca, bu deneyimi yaşayan başka insanlar da olduğunu fark ediyor. Durumun ciddiyetini ve kendisini nasıl değiştirdiğini görüyor....
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)


Melissa P - Yatmadan Once 100 Firça Darbesi INDIR